Şıhbarak Şıhbarak Köyü Click for Konya, Turkey ForecastKonya 

Anasayfa!Gizemligonya!Resimler! Şıhbarak Resimleri!Ş.aşkı!sıla38 !Misafir Defteri|!Köy Odası! Online!  design logo …****Değer Verdiğin İnsan Sana Değer Vermiyorsa ßırak Kendi DeğeriyLe KaLsın... ... ****

Sen Önce Aşkı Öğren

4/3/2008 ·

ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more http://img217.imageshack.us/img217/9784/126tm1.gif ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more

 Acilis Sayfasi Yapin Favorilere Ekleyin Bize YazinUmµtLârâ kânmâ µmµtLâr ßîr gûn îmkân§izLâsîr hâyâtî tøz Pêmßê yâ§îyørµm §ânmâ,hêr Rênk ßîr gûn §îyâhLâ§îr

 

Önce öğren aşkı..
Bi dur bakalım..benim aşkımı sorgulama hakkın yok senin..sen aşkın ne olduğunu biliyor musun ki..sen bikere aşk yaşadın mı ki sorgulama hakkını kendinde görüyorsun..
önce öğren aşkı..yaşamayı bil..sonra çık karşıma..ondan sonra'seninkide aşk mı'..de.
bende ancak o zaman cevap vereyim sana.savunayım aşkımı..madem yeri geldi bi iyilik yapayım sana..
oku da nasıl aşık olunurmuş öğren..

TESLİM OLACAKSIN..
KAYITSIZ ŞARTSIZ TESLİM OLMAYI GEREKTİRİR AŞK..BİR YANIN AŞKTA DİĞER YANIN BAŞKA TARAFTA OLAMAZ..BEYNEN KALBEN,RUHEN,BEDENEN TESLİM OLMAYI BİLECEKSİN..HERŞEYİNLE AŞKA ADAYACAKSIN KENDİNİ..'CANIM YANAR'DİYE DÜŞÜNMEYECEKSİN..AŞK BU YAKABİLİR CANINI..AMA SEN BUNU GÖZE ALMAZSANDÜNYANIN EN MUTLU MUTLULUĞUNU DA YAKALAYAMAZSIN..HEM GÜLÜ KOKLAMAK İSTEYECEKSİN,HEMDE DİKENSİZ OLSUN DİYECEKSİN..OLMAZ ÖYLE ŞEY!!GÜLÜ SEVECEKSEN DİKENİNİN BATABİLECEĞĞİNİ DE BİLECEKSİN...


korkmayacaksın..
hiç bir aşk'şu gün bitecek'diye başlamaz..
aşk sözleşmelere bağlanamaz.
'ÖNCE SEN AŞIK OL,SONRA BEN OLURUM'diyemezsin..karşılık olmasa da aşk vardır..yüreğine ardına kadar açacaksın..yaralanma olasılığın vardır..ama unutma ki;o yürek aşksız atmaz..aşksız atan o yüreğe yürek denmez..
terkederse aldatırsa diye düşünüp kendine zehir etmeyeceksin hayatı..şüphe hem aşkın hem insanın düşmanıdır..yaşayabileceğin kadar yaşayacaksın..sonu acı bitmiş olsa da şükredeceksin o güzel günleri yaşadığın için..


ÇALIŞACAKSIN..
'AŞIK OLDUN,HADİ BAKALIM NE OLACAKSA OLSUN'DEMEYECEKSİN..
İŞTİR AŞK,UĞRAŞTIR..EMEKTİR!!UĞRAŞACAKSIN..ÇALIŞACAKSIN. .BESİN İSTER AŞK,TIPKI BİR ÇİÇEK GİBİ..İNSANDIR BESİNİ AŞKIN..SEN AŞKA NE KADAR ÇOK ŞEY VERİRSEN O DA SENİ O KADAR MUTLU EDER BUNU UNUTMAYACAKSIN..ASIL İŞ AŞIK OLDUKTAN SONRA BAŞLIYOR ZATEN..AŞK KÜT DİYE ÇIKAR KARŞINA,REDDEDEMEZSİN..ÖYLE Bİ GÜCÜN YOK.AMA AŞKI YAŞATABİLME GÜCÜN VAR,KULLANIRSAN VAR..ÜŞENMEYECEKSİN,USANMAYACAKSIN..BİR DUVARI ÖREN USTA GİBİ BİR BAHÇEYİ ÇAPALAYAN BAHÇIVAN GİBİ EKECEKSİN..SEN BUNLARI YAPTIĞIN HALDE YAŞAMIYORSA AŞK ALDIRMA..ELİNDEN GELENİ YAPMIŞ İNSANLARIN HUZURUNU HİSSEDECEKSİN..BU BİLE YETECEK SANA..


koruyacaksın..
aşk senin en değerli varlığındır..gözünden bile sakınacaksın..nadide bir çiçek gibi en değerli vazoda paha biçilmez bir mücevher gibi en gizli kasada tutacaksın..dalgalanmalara açık olan bir duygudur aşk..korumazsan kırılır kaybolur!! saklamazsan çalarlar üzülürsün!!



ŞİMDİ OKUDUN MU AŞKI..
ANLADIN MI
YETMEZ Bİ DAHA OKU..
EZBERLE..
SONRA GEL YİNE..


BELKİ O ZAMAN KONUŞURUZ AŞKI SENİNLE..
..

ŞİMDİ OKUDUN MU AŞKI..ANLADIN MI YETMEZ Bİ DAHA OKU.. EZBERLE.. SONRA GEL YİNE..

MUHABBETLE BAKAN KUSUR GÖRMEZ

Odunculukla hayatını kazanan bir zat vardı. Allah'a karşı kulluk" vazifesini yapar, kimsenin ekşisine tatlısına karışmazdı. Bu zahit kişinin bulunduğu köyün yakınında bir köy daha vardı, onlar da dağda kutsal diye kabul ettikleri bir ağaca taparlar, ondan meded beklerlerdi.

Oduncu, bir gün: «Şunların Allah diye taptıkları ağacı kesip odun edeyim, pazarda satarak ekmek parası kazanırım; hem de, bir kavmi Allah'a isyandan kurtarmış olurum» diye düşünerek Allah rızası için ağacı kesmeye karar verdi.

Dağa doğru giderken karşısına acaip suratlı pis bir adam çıkarak nereye gittiğini sordu. Oduncu:

- Halkın Allah diye taparak Allah'a isyan ettikleri ağacı kesmeye gidiyorum, dedi. Adam, oduncuya:

- Ben şeytanım... O ağacı kesmene müsaade etmiyorum, deyince zahit oduncu, şeytana çok kızmıştı.

Öldürmek için hücum ederek yere yatırdı ve üzerine oturup hançerini boğazına dayadı.

Şeytan zahide:

- Ey zahid, sen beni öldüremezsin. Allah bana kıyamete kadar müsaade etmiştir. Fakat gel o ağacı kesme, seninle anlaşalım. Ben sana her gün bir altın vereyim, sen de ağacı kesmekten vazgeç. Hem el ağaca tapıyormuş, günah işliyormuş senin neyine gerek, altınını al işine bak, dedi.

Adam şeytanı bırakmıştı. Şeytan adama, akşam yatıp sabahleyin yastığının altına bakmasını söyledi ve anlaşarak ayrıldılar.

Adam ağacı kesmekten vazgeçip, evine dönmüştü.. Akşam yatıp sabahleyin yastığının altına baktığında, altını gördü. Memnun olmuştu, ikinci gün oldu. Fakat bu sefer şeytan altını koymamıştı. Adam kızıp baltasını aldığı gibi dağa ağacı kesmeye gitti. Fakat yolda yine şeytanla karşılaştılar. Adam şeytana iyice kızmıştı. Görünce:

- Seni sahtekâr seni, kandırdın değilmi beni?., diyerek üzerine hücum etti.

Fakat evvelkinin tam tersine bu sefer şeytan adamı tuttuğu gibi altına aldı. Adam şaşırmıştı. Bu nasıl hâl der gibi şeytanın yüzüne bakıyordu. Şeytan:

- Hayret ettin değil mi? Niçin bana yenildiğinin sebebini söyleyeyim: Dün sen Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun. Seni değil ben, dünyadaki bütün şeytanlar bir araya gelsek yine yenemezdik. Lâkin şimdi Allah rızası için değil de, sana altını vermediğim için kızdığından gidiyorsun, işte o yüzden bana mağlup oldun ve sana ağacı kesmene müsaade etmeyeceğim, dedi

Çevremizde kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor? Eminim parmakla sayılacak kadar azdır.Ve eminim hiç kimse yanlışın nerede olduğunu da bulamıyordur.
 

Kim verecekti bunların hesabını?! Kim ödeyecekti hayattan alacağımı?!
Kimse… Hiç kimse...Kelimelerden alacaklı bir sağır gibiydim.. €nkazlar altında bitmek bilmeyen,

çoğalan garip bir ruh halindeydim. Yüzünü ilk defa gören bir çocuk gibi gördüm kendimi… Düşman’ım

sensiz geçen yıllara . . Özür dilerim…


ßüyük laflar ederek başladım yine .. Milyonda bir edilebilecek bir bağda buldum seni.. Öyle laflar ettim

ki … Yeri doldurulamaz tümceler sarfettim. Sen de öyle… Oysaki ben varlığınla vardım. Yokluğunda bir

"hiç" olacağımı çok geçmeden anlamalıydım. . .


Kırık kalplerle doldurdum yüreğini.. Depremler çoğaldı, sel aldı götürdü senden bana kalan özlemi..

Artık anlamı da kalmamıştı gizli ağlamaların. Yokluğunda ödenicek hesabım kalmamıştı. Yüreğimde

barındıracak bir sevda kalmamıştı. Aslında; amacı vardı bu gidip gelmelerin…

Sahipsiz, bir başıma aldım elime bohçamı.. Hesapsız kitapsız çıktım yoluma. €vdeki hesap

çarşıya uymadı ..


Kırık aynalarda gördüm garip beden ve o bedenle birleşmiş sahipsiz,körpe,saf bir ruh… Daha ne kadar

dayanabilecekti oysaki?! Yavaş yavaş çözülüyordu yüreğindeki o ipi…

se kalmamıştı şimdi. ßirbaşıma,öksüz,öylesine yaşamaya devam ediyorum işte.. İşte şimdi; asıl hayat

başlıyor. Çok geçmeden yeniden doğmalıyım. Geçmişi silip, belkide hep bebek kalmalıyım. .

Yokluğunla çoğalıyor verdiğin acı.. ßi sana, bi uykuya hasretim! Gözlerimden ister istemez

yaşlar akıyor. Özür dilerim…




ßir kelebek gördüm zarifce uçuşuyordu dallardan dala.. Aslında içinde cinayet besliyordu.
ßir balık gördüm kimseye aldırış etmeden, özgürce ordan oraya yüzüyordu. Aslında içinde bir korku

besliyordu.
ßir insan gördüm "seviyorum" diyordu.Herşeyden çok… Oysa içinde beslediği duygulardan kimsenin

haberi yOk.


Soruyorum şimdi size.. Her şeye rağmen, aldatılmak dahi olsa, Aşkı sevebilir misiniz?? Özlemle

yaşayabilir misiniz?? Yalanlara daha fazla kanabilir misiniz? –Kanmalısınız.. Yoksa aşkı bir türlü

bulamazsınız . .


Pes ediyorum şimdi.. Yalnızlığımla çoğalıyor yalnızlıklarım.. Kanıyorum yalanlara.. "Seviyorum"

diyorum, "Seviyorum" diyor.. İnanıyorum. Hata yapıyorum, ağlıyorum,ağlatıyorum. İşte şimdi;

herkesten

özür

diliyorum

ArTık seni sevMeyi isTemiyorum..

Çık aRTık HaYaTımdan ..!..

Adam genç kadına seslendi:
- Bana gözyaşı borcun var!
Genç kadın sordu:
- Nasıl öderim?
Adam gözlerini kırptı;
- Haydi gülümse!

Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi.
Ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.
Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde.
İkisi de bahar kokuyordu…
Biri ilkbahar, diğeri güz.

….
Adam, seslendi yine;
- Bana mutluluk borcun var!
Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim?
Heyecanlandı adam
- Haydi yat dizlerime!

….
Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca.
Adam, şefkatle saçlarını taramaya başladı kadının.
Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret hiç yaşanmamış baharlara benziyordu.
Çaresizliğini ördü sırasıra.
Sonra saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam.
Yetmedi, gizli düğüm attı… Ağladı.
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice.
Adam, sürekli borç defterlerini kurcalıyordu
….
Genç kadının gözlerinin içine baktı;
- Bana yürek borcun var!
Borcunun farkındaydı sanki genç kadın, şaşırmadı.
- Bu borcumu nasıl ödeyebilirim?
Adam kollarını uzattı
- Haydi tut ellerimi!

….
Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın.
Elleri öyle sıcaktı ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi.
Adam son kez seslendi;
- Bana can borcun var!

Kadın irkildi;
- Can mı?
Sigarasından derin bir nefes çekti adam;
- Evet… Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni!
Hoşuna gitti sözler kadının
- Peki bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?
Adam, biraz daha yaklaştı;
- Yum gözlerini!

Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu
kadının titreyen dudaklarına.
- Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaslarını kadın…
Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi;
- Hayat öpücüğüydü
:
Kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle…
Adam, şaşırdı;
- Ya senin bu yaptığın neydi?
Genç kadın kapıya yöneldi;
- Veda öpücüğü!

:
Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik
ve bir de mor sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın.

Adam koştu peşinden sümbülleri geri verdi kadına.
- Ne olur iyi bak umut çiçeklerime, solmasınlar…
Genç kadın sümbülleri aldı:
- Merak etme, gün aşırı sularım çiçeklerini!
Adam sevindi:
- Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter!
Kadın gözden kaybolurken haykırdı adam,
- Umutlarımı kefil yaptım. Unutma, bana aşk borçlusun
Haykırışı yağmura karıştı.

albayrak_1_.gif

 Hayat çatlak kadehteki içki gibi ,
İçsek de bitiyor içmesek de ,

Ne geçmiş teselli bu gönlüme ,
Ne de geleceğe dair düşlerim .
Çorak bir toprağın suya hasretiyle ,

Beklemişim seni …

Kır çiçeklerin soluyor ellerimde .
Sevdan gidiyor bilinmezliğe .

Bu okyanusta bu sal gider mi be gülüm *,
Her son böyle hüzün mü kokar be gülüm ,

Oysa deli taylar gibiydi düşlerim .
Bir o kadar sabırsız , bir o kadar da masum .


Ey gök yırtıl …

Yırtıl ki yol ver bu sevdamıza
Ey dağlar geçit ver ki gideyim ,

Yokuşlarında son bulmasın bu feryadım …

Ey gün elin değsin elime ,
Sevgi sensiz olmaz ki …
Geceler aşkı bilmezler ki …

Bekirdede den sayfalar

TÜRBAN
İşTe DoStLuK
Doktor ve amele
Sihbarak tan resimler
DOSTLUK HİKAYESİ
ŞIHBARAK; Vitrindeki domuza ekmek bandıranlar!
sihbarak
YENİ YIL GEYİĞİ
Erkek ve Bayanlar Neleri Buldu
Başörtülü Yarı Çıplaklar
çeyiz sandıgı
ŞIHBARAK
Şıhbarak; TüRKiYe'Nin Tapusu
şehitler ölmez
ben seni neden sevdim?
Sen Gitmeyi Bilirsin Ben Sevmeyi
ŞEHİDİMİN ANASININ BAŞINI ÖRTER"!...
ABD, BESLEDİĞİ KURBANI(TALABANİ-BARZANİ) KESECEK
Artan PKK terörü iki ülke ilişkilerini geriyor
Şıhbarak resimleri
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?
DÜNYA KARŞIMIZDA!
Yeni Şıhbarak resimleri
kamera şakaları
sen varya sen

Kayseri fıkraları

Kayseri'den Haberler

Komik Anılar

KOMİK ANILAR!!

DUVAR YAZILARI

Konya'dan haberdar olmak

Turnuva Resimleri 

Mahmut Zamantıoğlu'ndan Şiirler

 



Malzemeler:
6 kişilik

Hamuru için:

* 3 su bardağı un
* 1 yumurta
* 1 tatlı kaşığı tuz
* 1 kahve fincanı su

İçine:

* 200 gr kıyma
* 1 adet kuru soğan
* tuz, karabiber

Üzerine:

* 2 çorba kaşığı tereyağ
* 1 çorba kaşığı salça
* kırmızıbiber, tuz, nane,(kekik)
* 8 su bardağı su (haşlamak için)
* 5 diş sarımsak
* yarım kilo yoğurt

Yapılışı:

1. Hamuru yoğuracağımız kaba unu boşaltalım. Ortasını havuz gibi açıp yumurtayı,tuzu ve suyu ilave edelim. Hamurun hepsi toplanasıya kadar yoğuralım. ( hamuru bıçakla kestiğimizde içinde gözenek olmaması lazım.)
2. soğanı rendeleyip kıymayı,tuzu ve karabiberi karıştırarak içini hazırlayalım.
3. Hamurdan 2 yada 3 beze yapıp üzeri ne bir bez örterek 20 dk kadar dinlendirelim.
4. daha sonra 1-2 mm kalınlığında yufkalar açıp 1.5-2 cm kareler keselim.kıymalı içten azar azar ortalarına koyuk, dört köşesi üstde ortada birleşecek şekilde katlayalım.
5. katladıklarınızı tabanına un serpilmiş olan tepsiye aktarın.( eger buzlukta saklamak isterseniz 10 dakika kadar orta hararetli fırında kızartmadan fırınlayın. Soğunca poşetleyip buluğa koyabilirsiniz. Uzun süre dayanır.) kalan hamurlarıda bu şekilde açıp katlayın.
6. Suyu tencereye alıp kaynatın.
7. Kaynayan suyun içine mantıları salın. Ara ara yapışmaması için karıştırın. Mantılar pişmeye başlayınca yumuşar. Sizde birtane alıp pişip pişmediğini kontrol edin.
8. Ayrı bir tavaya tereyağını aktarın ve yağda salçayı, tuzu , naneyi ve kırmızı biberi yakıp tenceredeki sulu mantının içine salçalı yağı aktarın. Tencerenin altını kapatın. Güzelce karıştırın.
9. Sarımsaklı yoğurdunu hazırlayın. Sıcak olarak sulu mantıdan tabaklara üzeri yoğurtlu olarak servis yapın.

Afiyet olsun.

bekirdede

ÇOCUKLARIMIZ

 Şu, elinde bebek, dolaşan kız,

Şu, topla oynayan oğlan..

Hepsi mâsum, sevimli; hepsi can...

            Kimi birlikte oynuyor, kimi yalnız.

            Kimi akıllı - uslu, kimi afacan.

            Bu şımarık, çünki: tek.

            Bu haylaz, çünki: erkek.

Şurda boynu bükük duran kim?

Belki hasta, belki yetim...

Kimi tok, kimi aç...

            Ayıramazsınız şu şöyle, bu böyle diye;

            Fakat hepsi sevgiye,

            Hepsi şefkate muhtaç...

Şu ağlayan oğlan, şu gülen kız

Hepsi bizim çocuklarımız;

Kendi çocukluklarımız...

 

Rabb’im, ne hâle gelmişiz,

Nerde çocukluğumuz, nerde biz?!.

ZiyaretçiDefterim

є∂єηιzι özℓєтмєуιη уιηє gєℓιη Acilis Sayfasi Yapin Favorilere Ekleyin Bize Yazin 

« Önceki :: Sonraki »

  • Anasayfa
  • Profilim
  • Arşiv