Şıhbarak Şıhbarak Köyü Click for Konya, Turkey ForecastKonya 

Anasayfa!Gizemligonya!Resimler! Şıhbarak Resimleri!Ş.aşkı!sıla38 !Misafir Defteri|!Köy Odası! Online!  design logo …****Değer Verdiğin İnsan Sana Değer Vermiyorsa ßırak Kendi DeğeriyLe KaLsın... ... ****

BÖYLE SEVDİM İŞTE

29/6/2007 ·

 Acilis Sayfasi Yapin Favorilere Ekleyin Bize Yazin 

SEVGİ SAYGI DOSTLUK BULACAKSINIZ TEKRAR GELİNİZ

Kirtik;Sihbarak Köyünün ortak yaylasıdır...Kisi veya kisilerin babasından miras kalmamıstır!!!..

Önce öğren aşkı..
Bi dur bakalım..benim aşkımı sorgulama hakkın yok senin..sen aşkın ne olduğunu biliyor musun ki..sen bikere aşk yaşadın mı ki sorgulama hakkını kendinde görüyorsun..
önce öğren aşkı..yaşamayı bil..sonra çık karşıma..ondan sonra'seninkide aşk mı'..de.
bende ancak o zaman cevap vereyim sana.savunayım aşkımı..madem yeri geldi bi iyilik yapayım sana..
oku da nasıl aşık olunurmuş öğren..

TESLİM OLACAKSIN..
KAYITSIZ ŞARTSIZ TESLİM OLMAYI GEREKTİRİR AŞK..BİR YANIN AŞKTA DİĞER YANIN BAŞKA TARAFTA OLAMAZ..BEYNEN KALBEN,RUHEN,BEDENEN TESLİM OLMAYI BİLECEKSİN..HERŞEYİNLE AŞKA ADAYACAKSIN KENDİNİ..'CANIM YANAR'DİYE DÜŞÜNMEYECEKSİN..AŞK BU YAKABİLİR CANINI..AMA SEN BUNU GÖZE ALMAZSANDÜNYANIN EN MUTLU MUTLULUĞUNU DA YAKALAYAMAZSIN..HEM GÜLÜ KOKLAMAK İSTEYECEKSİN,HEMDE DİKENSİZ OLSUN DİYECEKSİN..OLMAZ ÖYLE ŞEY!!GÜLÜ SEVECEKSEN DİKENİNİN BATABİLECEĞĞİNİ DE BİLECEKSİN...


korkmayacaksın..
hiç bir aşk'şu gün bitecek'diye başlamaz..
aşk sözleşmelere bağlanamaz.
'ÖNCE SEN AŞIK OL,SONRA BEN OLURUM'diyemezsin..karşılık olmasa da aşk vardır..yüreğine ardına kadar açacaksın..yaralanma olasılığın vardır..ama unutma ki;o yürek aşksız atmaz..aşksız atan o yüreğe yürek denmez..
terkederse aldatırsa diye düşünüp kendine zehir etmeyeceksin hayatı..şüphe hem aşkın hem insanın düşmanıdır..yaşayabileceğin kadar yaşayacaksın..sonu acı bitmiş olsa da şükredeceksin o güzel günleri yaşadığın için..


ÇALIŞACAKSIN..
'AŞIK OLDUN,HADİ BAKALIM NE OLACAKSA OLSUN'DEMEYECEKSİN..
İŞTİR AŞK,UĞRAŞTIR..EMEKTİR!!UĞRAŞACAKSIN..ÇALIŞACAKSIN. .BESİN İSTER AŞK,TIPKI BİR ÇİÇEK GİBİ..İNSANDIR BESİNİ AŞKIN..SEN AŞKA NE KADAR ÇOK ŞEY VERİRSEN O DA SENİ O KADAR MUTLU EDER BUNU UNUTMAYACAKSIN..ASIL İŞ AŞIK OLDUKTAN SONRA BAŞLIYOR ZATEN..AŞK KÜT DİYE ÇIKAR KARŞINA,REDDEDEMEZSİN..ÖYLE Bİ GÜCÜN YOK.AMA AŞKI YAŞATABİLME GÜCÜN VAR,KULLANIRSAN VAR..ÜŞENMEYECEKSİN,USANMAYACAKSIN..BİR DUVARI ÖREN USTA GİBİ BİR BAHÇEYİ ÇAPALAYAN BAHÇIVAN GİBİ EKECEKSİN..SEN BUNLARI YAPTIĞIN HALDE YAŞAMIYORSA AŞK ALDIRMA..ELİNDEN GELENİ YAPMIŞ İNSANLARIN HUZURUNU HİSSEDECEKSİN..BU BİLE YETECEK SANA..


koruyacaksın..
aşk senin en değerli varlığındır..gözünden bile sakınacaksın..nadide bir çiçek gibi en değerli vazoda paha biçilmez bir mücevher gibi en gizli kasada tutacaksın..dalgalanmalara açık olan bir duygudur aşk..korumazsan kırılır kaybolur!! saklamazsan çalarlar üzülürsün!!



ŞİMDİ OKUDUN MU AŞKI..
ANLADIN MI
YETMEZ Bİ DAHA OKU..
EZBERLE..
SONRA GEL YİNE..


BELKİ O ZAMAN KONUŞURUZ AŞKI SENİNLE..
..

ŞİMDİ OKUDUN MU AŞKI..ANLADIN MI YETMEZ Bİ DAHA OKU.. EZBERLE.. SONRA GEL YİNE..

MUHABBETLE BAKAN KUSUR GÖRMEZ

Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü.

Kendi kendine:
- "İçinde hangi yiyecek var acaba ?" diye düşündü.

Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı.

- "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı.

Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı:

- "Zavallı farecik...Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı olamaz küçücük kapanın" dedi.

Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla domuzun yanına koştu ve,
- "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye adeta çırpındı.

Domuz anlayışla karşıladı ama,
- "Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol" dedi.

Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve,
- "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!" dedi.

İnek ;
-"Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor." dedi.

Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü. Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı.

O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir ses duyuldu. Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanından geliyordu.

Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve mutfağa koştu.

Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark edememişti.

Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin karısını ısırdı.

Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor, zehiri temizledi sardı. Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı. Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu.

Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir, çiftçi de bıçağını alıp bahçeye koştu.

Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler.

Onlara ikram etmek için çiftçi domuzunu kesti.

Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki çok zehirliydi. Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü.

Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi ineği mezbahaya yolladı.

Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi.

Çevremizde kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor? Eminim parmakla sayılacak kadar azdır. Ve eminim hiç kimse yanlışın nerede olduğunu da bulamıyordur.
 

Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü.

Kendi kendine:
- "İçinde hangi yiyecek var acaba ?" diye düşündü.

Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı.

- "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı.

Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı:

- "Zavallı farecik...Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı olamaz küçücük kapanın" dedi.

Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla domuzun yanına koştu ve,
- "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye adeta çırpındı.

Domuz anlayışla karşıladı ama,
- "Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol" dedi.

Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve,
- "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!" dedi.

İnek ;
-"Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor." dedi.

Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü. Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı.

O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir ses duyuldu. Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanından geliyordu.

Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve mutfağa koştu.

Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark edememişti.

Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin karısını ısırdı.

Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor, zehiri temizledi sardı. Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı. Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu.

Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir, çiftçi de bıçağını alıp bahçeye koştu.

Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler.

Onlara ikram etmek için çiftçi domuzunu kesti.

Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki çok zehirliydi. Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü.

Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi ineği mezbahaya yolladı.

Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi.

ArTık seni sevMeyi isTemiyorum..

Çık aRTık HaYaTımdan ..!..

Böyle sevdim İşte!!!

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni
gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka
yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu
kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden
ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın
bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En
kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi
ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni
ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün
yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok...

albayrak_1_.gif

 

Hayat çatlak kadehteki içki gibi ,
İçsek de bitiyor içmesek de ,

Ne geçmiş teselli bu gönlüme ,
Ne de geleceğe dair düşlerim .
Çorak bir toprağın suya hasretiyle ,

Beklemişim seni …

Kır çiçeklerin soluyor ellerimde .
Sevdan gidiyor bilinmezliğe .

Bu okyanusta bu sal gider mi be gülüm ,
Her son böyle hüzün mü kokar be gülüm ,

Oysa deli taylar gibiydi düşlerim .
Bir o kadar sabırsız , bir o kadar da masum .


Ey gök yırtıl …

Yırtıl ki yol ver bu sevdamıza
Ey dağlar geçit ver ki gideyim ,

Yokuşlarında son bulmasın bu feryadım …

Ey gün elin değsin elime ,
Sevgi sensiz olmaz ki …
Geceler aşkı bilmezler ki …

 

Bekirdede den sayfalar

TÜRBAN
İşTe DoStLuK
Doktor ve amele
Sihbarak tan resimler
DOSTLUK HİKAYESİ
ŞIHBARAK; Vitrindeki domuza ekmek bandıranlar!
sihbarak
YENİ YIL GEYİĞİ
Erkek ve Bayanlar Neleri Buldu
Başörtülü Yarı Çıplaklar
çeyiz sandıgı
ŞIHBARAK
Şıhbarak; TüRKiYe'Nin Tapusu
şehitler ölmez
ben seni neden sevdim?
Sen Gitmeyi Bilirsin Ben Sevmeyi
ŞEHİDİMİN ANASININ BAŞINI ÖRTER"!...
ABD, BESLEDİĞİ KURBANI(TALABANİ-BARZANİ) KESECEK
Artan PKK terörü iki ülke ilişkilerini geriyor
Şıhbarak resimleri
TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?
DÜNYA KARŞIMIZDA!
Yeni Şıhbarak resimleri
kamera şakaları
sen varya sen

Kayseri fıkraları

Kayseri'den Haberler

Komik Anılar

KOMİK ANILAR!!

DUVAR YAZILARI

Konya'dan haberdar olmak

Turnuva Resimleri 

Mahmut Zamantıoğlu'ndan Şiirler

 



Malzemeler:
6 kişilik

Hamuru için:

* 3 su bardağı un
* 1 yumurta
* 1 tatlı kaşığı tuz
* 1 kahve fincanı su

İçine:

* 200 gr kıyma
* 1 adet kuru soğan
* tuz, karabiber

Üzerine:

* 2 çorba kaşığı tereyağ
* 1 çorba kaşığı salça
* kırmızıbiber, tuz, nane,(kekik)
* 8 su bardağı su (haşlamak için)
* 5 diş sarımsak
* yarım kilo yoğurt

Yapılışı:

1. Hamuru yoğuracağımız kaba unu boşaltalım. Ortasını havuz gibi açıp yumurtayı,tuzu ve suyu ilave edelim. Hamurun hepsi toplanasıya kadar yoğuralım. ( hamuru bıçakla kestiğimizde içinde gözenek olmaması lazım.)
2. soğanı rendeleyip kıymayı,tuzu ve karabiberi karıştırarak içini hazırlayalım.
3. Hamurdan 2 yada 3 beze yapıp üzeri ne bir bez örterek 20 dk kadar dinlendirelim.
4. daha sonra 1-2 mm kalınlığında yufkalar açıp 1.5-2 cm kareler keselim.kıymalı içten azar azar ortalarına koyuk, dört köşesi üstde ortada birleşecek şekilde katlayalım.
5. katladıklarınızı tabanına un serpilmiş olan tepsiye aktarın.( eger buzlukta saklamak isterseniz 10 dakika kadar orta hararetli fırında kızartmadan fırınlayın. Soğunca poşetleyip buluğa koyabilirsiniz. Uzun süre dayanır.) kalan hamurlarıda bu şekilde açıp katlayın.
6. Suyu tencereye alıp kaynatın.
7. Kaynayan suyun içine mantıları salın. Ara ara yapışmaması için karıştırın. Mantılar pişmeye başlayınca yumuşar. Sizde birtane alıp pişip pişmediğini kontrol edin.
8. Ayrı bir tavaya tereyağını aktarın ve yağda salçayı, tuzu , naneyi ve kırmızı biberi yakıp tenceredeki sulu mantının içine salçalı yağı aktarın. Tencerenin altını kapatın. Güzelce karıştırın.
9. Sarımsaklı yoğurdunu hazırlayın. Sıcak olarak sulu mantıdan tabaklara üzeri yoğurtlu olarak servis yapın.

Afiyet olsun.

bekirdede

ÇOCUKLARIMIZ

 Şu, elinde bebek, dolaşan kız,

Şu, topla oynayan oğlan..

Hepsi mâsum, sevimli; hepsi can...

            Kimi birlikte oynuyor, kimi yalnız.

            Kimi akıllı - uslu, kimi afacan.

            Bu şımarık, çünki: tek.

            Bu haylaz, çünki: erkek.

Şurda boynu bükük duran kim?

Belki hasta, belki yetim...

Kimi tok, kimi aç...

            Ayıramazsınız şu şöyle, bu böyle diye;

            Fakat hepsi sevgiye,

            Hepsi şefkate muhtaç...

Şu ağlayan oğlan, şu gülen kız

Hepsi bizim çocuklarımız;

Kendi çocukluklarımız...

 

Rabb’im, ne hâle gelmişiz,

Nerde çocukluğumuz, nerde biz?!.

 

Ziyaretçi Defterim

UmµtLârâ kânmâ µmµtLâr ßîr gûn îmkân§izLâsîr hâyâtî tøz Pêmßê yâ§îyørµm §ânmâ,hêr Rênk ßîr gûn §îyâhLâ§îr

dedeyeYorum yaz!

 Acilis Sayfasi Yapin Favorilere Ekleyin Bize Yazin DEDENİZİ ÖZLETMEYİN YİNE GELİN  

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

  • Anasayfa
  • Profilim
  • Arşiv